• dengedehayat

ZEHİR DOZDADIR



Dünyanın en sağlıklı, en faydalı, en tavsiye edilen besini, tartışmasız, “su” dur.

Değil mi?

Değil.

Çünkü, “zehir dozdadır.”

2012 senesinde, İsveç’te bir genç kız, 6 litre suyu gün içerisinde kısa bir sürede içerek, yaşamını kaybetti. Kısa süre içerisinde aşırı miktarda su tükettiği için, kandaki sodyum oranının düşürdüğü, buna bağlı olarak da beyin fonksiyonlarının bozulduğu tespit edildi.

Dünyanın tartışmasız en faydalı sıvısı bile, aşırı dozdaalındığında, istenmeyen ve geri dönüşü olmayan sonuçlara sebep olabiliyor.

Bu sadece su için değil, tüm beslenmemiz için geçerli bir söylemdir.

Son zamanlarda etrafımda gözlemlediğim ve bana gelen sorularda fark ettiğim bir şey olduğu için de konuyu yazma ihtiyacı hissettim.

Faydalı diye, her gün chia tohumu, çörek otu yağı yiyenlerden tutun da annemizin karnından avokado yiyerek doğmuşuz gibi düzenli olarak avokado tüketmeye başlayanlar, inek sütü zararlı diye, her kahvesine & yulaf ezmesine soya sütü, badem sütü ekleyenler, D vitamini bağışıklık için çok önemli diye kendi seviyesini kontrol etmeden sürekli takviye alanlardan bahsediyorum…liste uzar gider…

Oysa ki…

D vitamininin fazlasının vücutta toksik etki yarattığını, böbrek, kalp ve damar gibi çeşitli organlarda kalsiyum birikimi yapabildiğini…

Safra taşı ya da safra kanalı tıkanıklığı yaşıyorsanız, o çok faydalı anti-kanserojen zerdeçalın fazlasının zararlı olduğunu…

Avokadonun fazlasının, vücutta alerjik reaksiyona sebep olan serum antikorlarının artışına sebep olarak, egzama, kurdeşen, kaşıntı, kırmızılık gibi alerjik reaksiyonlar yaratabildiği, bazı avokado türlerinin (Estragol ve anetol içeren Meksika Avokadosundan) kaçınmak gerektiği, çünkü bu etmenlerin kanserojen özellikler gösterebildiğini bilsek…

Diyeceğim odur ki, “sağlıklı beslenme” işini abartmamak lazım; ondan mı yedim, bundan ne kadar yeseydim, “aaa falanca şunu içmiş, şöyle iyi gelmiş” …gibi akımlara kapılmayın lütfen.

Size iyi gelen şey, bünyenizin alışık olduğu, topraklarınızda yetişen, genetik kodlarınızla uyumlu ve çoğu zaman geleneksel olan şeylerdir. Bunların doğru pişirme yöntemlerini öğrenip, daha sağlıklı versiyonlarını yapabilirsiniz.

Ve unutmayın ki, size iyi gelen bir şey, bir başkasına iyi gelmeyebilir. Vitamin desteklerinizi, kullanmanız gereken ilaçları, tüketeceğiniz gıdalar ile bu ilaçların ilişkilerini muhakkak doktorunuzla konuşun. Bir şey faydalı diye, aşırı tüketmeye çalışmayın. Her gün öğünlerinize eklemeyin. Arada bir tatlı yediniz diye, hayatı kendinize zehir etmeyin. Dengede yaşayın, dengede beslenin.

“Zehir dozdadır.”

Bu benim sağlıklı beslenmeye bakış açımı özetleyen, çok sevdiğim bir cümledir.

Lütfen aklınızda hep dursun.

114 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör