_CEF0994_düzenlendi.png

Aslıhan Kaya Kimdir?

Bu dünyadaki hayat amacını 40’lı yaşlarına doğru keşfetmiş; okumaya, öğrenmeye, gelişmeye bayılan; yemek için yaşayanlardanken, yaşamak için yemeye dönen ama mutfakta olmaktan, yedirmekten, içirmekten, paylaşmaktan çok mutlu olan, yeni yerler, yeni tatlar keşfetmeyi çok seven; hayatta daha çok verdikçe daha çok alındığına yürekten inanan; her şeyden önce anne, ama aynı zamanda evlat, eş, dost, arkadaş, İzmir’li ve ODTÜ’lü …
 

Aile içinde dolu dolu bir mutfak kültürü olan ve bütün ailenin bir arada toplandığı özel sofralarda Osmanlı, Ege ve Türk Mutfağı’ndan hazırlanmış harika lezzetlerle büyüdüm. Sadece yemek yemez ama o yemeklerin nasıl doğduğu, nasıl pişirildiğinin hikayelerini de dinlerdik aile büyüklerinden. Yemekler aileyi bir araya toplayan sosyal buluşmalardı; hafta sonunun, bayramların planları yemeklere göre yapılırdı.
 

Eğitim sistemimiz “başarıyı” en iyi okullara en iyi puanlarla girmek ve mezun olunca da o meşhur büyük şirketlerde iyi bir maaşa kariyer basamaklarını tırmanmak olarak tanımladığı için, ben de o ekolden payımı aldım. Hepimizin evine giren ürünleri üreten çok uluslu, pek beğenilen, “rüya şirketinde”, tam da öğrenciliğimde hayal ettiğim markaları yönettim yıllarca. Bir valizi bırakıp diğerini alarak, dünyanın bir ucundan diğerine koşturduğum toplantılar, uzun gece mesaileri, sık sık yatılı iş toplantıları, hayatın sadece iş’ten ibaret olduğu koca bir illüzyon.
 

’Dengede Hayat’’ bu dönemde en büyük arayışım olmuştu; özellikle de evlenip anne olduktan sonra… Çalışan tüm anneler gibi işe geri dönme, toplantılara ve seyahatlere yetişme, her şeyi yapmaya çalışma döngüsünde buldum kendimi. Herkesin girmek ve yükselmek için çabaladığı “rüya şirketi” nasıl bırakabildiğimi uzunca bir süre herkese izah etmekle geçti ömrüm. Nasıl ki, çalıştığıma, öğrendiklerime ve bana kattıklarına müteşekkir olduysam, benden son dönemlerde aldıklarından dolayı verdiğim karardan da tek bir gün bile pişman olmadım.
 

Kariyere annelik molası verince, yarı zamanlı akademisyenlik ve proje bazlı danışmanlıklarla, vaktini kendin yönetebilme lüksünü yaşadım kısa bir süre. Çocuklarla ilgili onlarca bilgiyi hem yaşayarak hem de dünyadaki gelişmeleri takip ederek ve literatürü araştırarak öğrendim. ’’Dengede Hayat’’ ile sizlerle de tecrübelerimi ve nasıl başardığımı paylaşacağım.

İnsan çocuk sahibi olunca, her şeyi daha detaylı analiz etmeye, araştırmaya, incelemeye başlıyor. O güne kadar hiç sorgulamadığım, popüler, tecrübeli diye sonsuz güvenip (!) teslim olduğumuz çocuk doktorlarının her çocuğa, aynı reçeteyi yazması, problemin köküne inmek yerine, semptomları yok etmeye yönelik tedavileri durup düşünmemi sağladı.  Bu arada yarı zamanlı olarak başladığım bir başka projem de yeniden tam zamanlı bir işe döndü. Ama bu sefer akşamları yattığımda, vicdanım çok rahat bir iş yapıyordum. Benim gibi anneler, çocuklarına bugünün kirli gıda dünyasında temiz, ilaçsız, kalıntısız meyve yedirebilsin diye çalışıyordum. Beni tanıyan pek çok insan, kendi işimi kurduğumu zannetti; o kadar çok sahiplendim işimi. Bir daha asla kurumsala dönmem derken, büyük laf etmemeyi öğretti bana yine hayat. :)

İki çocuklu, tam zamanlı çalışan bir anne olmaktan daha zoru; iki çocuklu tam zamanlı çalışan, üniversitede ders vermeye devam eden ve kendi yeniden öğrenci olan bir anne olmaktı. 17 yıllık kariyerimin büyük çoğunluğu gıda ve içecek sektöründe geçti. Son dönemde de hayatıma tarım girdi. Çok kıymetli akademisyenlerle çalışma fırsatlarım oldu. Tüm bu birikimleri bir adım öteye taşıyabilmek için, ama en önce, çocuklarıma daha iyi bir anne olabilmek için, Amerika’da alanında uzman ve öncü akademisyenlerin olduğu “Bütünsel Beslenme ve Sağlık” programını bitirdim. 1 yıl boyunca, sabahtan akşama ofiste tam zamanlı mesai, akşam üzerinden, uyku saatlerine kadar anne, çocuklar yattıktan sonra da öğrenci olarak, çoğu zaman uykumdan feda ederek 1 yıl geçirdim. Aldığım eğitim o kadar gönülden yaptığım bir işti ki, hiç yorulduğumu hissetmedim. Kendime çocuklarımdan sonra verdiğim en güzel hediye bu 2. Diploma oldu.

Bugün Aslıhan olmamda, bu yolculuğa çıkmamda desteği olan herkese teşekkür ediyor, elimdeki her şey için şükrediyorum.

Okumanın, öğrenmenin sonu olmadığına inanan biri olarak yolculuğuma devam ederken, hikayemin ve paylaşımlarımın sizlere dengede bir hayat için ilham olmasını diliyorum.