• dengedehayat

SU HAYATTIR



Dünyamızın da bedenimizin de 2/3’ü sudur. Çocuklarda su oranı yetişkinlere göre daha fazladır. Yaşlandıkça su oranımız düşer.


Bedenlerimizdeki su azaldığında, kanımızdaki iyon yoğunluğu artar.

İyonlar, %1 artarsa = susuzluk

%3 artarsa = su kaybı

%5 artarsa = konsantrasyon kaybı

%8 artarsa = baş dönmesi, aşırı yorgunluk, solunum güçlüğü

%10 artarsa = kas spazmı, dolaşım ve böbrek yetmezliği


Yani dehidrasyona girmemek için susamadan su içmeliyiz.

Bir de suyu canlandırarak içersek işte o zaman hücrelerimize suyun enerjisini de geçirmiş oluruz.


Suya canlılık katanlar

  • Suyun temiz olması: Hastalık yapıcı mikro-organizmaların, kimyasalların, ağır metallerin olmaması ve hafızasının temiz olması.

  • Oksijen yönünden zengin olması

  • Mineral yönünden zengin olması

  • Suyun altıgen yapıda olması

  • Uygun pH seviyesinde olması

  • Suyun antioksidan yüksekliği

  • Suyun aktif Hidrojen içeriği


Suyu canlandırmak için, özel arıtmalardan içine kuvars taşı eklemeye, manyetik su çubuklarına kadar tavsiye edilen pek çok yöntem mevcuttur. Benim en kolayıma gelen ve ara ara aklıma geldikçe uyguladığım, BPA içermeyen güvenli bir termos ile suyu dondurup, çözdürerek tüketmek.

Bir de düşüncelerimizin, kelimelerimizin ve duygularımızın bedenlerimizi ve dünyamızı nasıl etkilediğini anlatan su deneyi mevcuttur. Yan resimlerde, güzel sözler söylenen ve negatif sözler söylenen, dua okunan su molekülleri görebilirsiniz. (İlgilenenler için kitabın adı “The Hidden Messages in Water” Masaru Emoto.) Diyeceğim odur ki, hayata nasıl baktığınız ve ağzınızdan çıkan her kelime, tıpkı bu su molekülleri gibi bizim moleküllerimizi, dolayısıyla sağlığımızı etkiler.


Aklımızdan geçenlerin ve ağzımızdan çıkanların güzel olduğu bir hafta olsun.

18 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör